yaşlanma-karşıtı-bakım
Yaşlanma Karşıtı Bakım

Yaşlanma Karşıtı Bakımın Altın Kuralları

Yaşlanma Karşıtı Bakım

Yaşlanma karşıtı bakımda dikkat edilmesi gerekenler

Şehir hayatının getirdiği hava kirliliği, iş yaşamının stresi, güneşin zararlı etkileri, katkılı besinler, sigara dumanı ve genetik faktörler cildimizin hızla yaşlanmasının sebepleri arasında.

Gençliğini ve tazeliğini koruyan, lekesiz, pürüzsüz bir cilde uzun yıllar sahip olmak hepimizin ortak hayali olsa da bunun için ne kadar önlem alıyoruz? Yaşlanma karşıtı bakım için olmazsa olmaz kuralları yeterince önemsiyor muyuz?

Peki neler yapmalıyız?

– Güneşe karşı duyduğunuz romantik hisleri biraz öteleyin!

Sıcak bir yaz gününde deniz ya da havuz kenarında uzanıp stresten, olumsuz düşüncelerden uzaklaşmaya çalışmak, güzel bir bahar havasında çimenlere uzanıp müzik eşliğinde rahatlamak ya da soğuk havanın hüküm sürdüğü kış aylarında güneşin kendini gösterdiği günlerde kendinizi sokağa atıp yürüyüş yapmak kulağa çok hoş geliyor olabilir.

Ama maalesef güneş bize ne kadar pozitif duygular yüklese de bizim yaşlanma karşıtı mücadelemiz kendisinin pek umurunda değil. Cildimize verdiği zarar, önlem alınmadığında sağlığımızı tehlikeye sokacak boyutlara ulaşabiliyor.

Çevresel faktörler cildin yaşlanmasında %80-%90 rol oynuyor. Bu faktörlerin başındaysa güneşin UV (ultraviyole) ışınları geliyor. Bu ışınlar cildinizde yanıklara, lekelere, alerjik reaksiyonlara sebebiyet vermesinin dışında, tek başına dahi kanserojen etki gösterdiği için, cildin uzun süre kontrolsüz şekilde güneşe maruz kalmasıyla cilt kanseri gibi ciddi sonuçlar doğurabiliyor.

Ayrıca IR (infrared) dediğimiz kızılötesi ışınlar cildinizin elastikiyetini kaybetmesine, sarkmalara, kolajen dokunun azalmasına ve dolayısıyla ciltte kırışıklıklara sebep olmaktadır.

yaşlanma karşıtı-3

Tüm bunlardan korunmak için,

* Güneşin yoğun olduğu öğle saatlerinde mümkün olduğunca dışarıya çıkmamaya ya da gölgede kalmaya özen göstermelisiniz.

* Yaz ya da kış her mevsim, mutlaka koruyucu güneş kremi kullanmalısınız. Evden çıkmadan yarım saat ya da on beş dakika önce sürdüğünüz kremi mutlaka 2-3 saatte bir yeniden sürmelisiniz.

* Kışın ortalama 10-15, yazınsa en az 30 SPF (cilt tipi ve renginize göre değişiklik gösterir) bir güneş koruyucu kullanmalısınız. Çok açık bir ten rengine sahip olanlar kışın da 50 SPF kremlerini kullanmaya devam edebilirler.

* Göz çevrenizi hem kolajen yapının bozulmasından, hem de sürekli gözünüzü kısmanızdan kaynaklı oluşacak kırışıklıklardan korumak için mutlaka güneş gözlüğü kullanmalısınız.

* Direkt güneş ışınlarına maruz kalmamak için özellikle yaz aylarında şapka ve şemsiye kullanmalısınız.

* Günlük D vitamini ihtiyacınız için 10 dakika güneşte kalmak yeterlidir. Güneş koruyucular bu ihtiyacınızın önüne geçeceğinden sabahın erken saatleri ya da akşamüzeri koruyucu olmadan cildinizi güneşlendirmenizde fayda var. Fakat bunu kesinlikle öğle saatlerinde yapmamalısınız.

* Evde ya da iş yerinizde, gün içinde pencere kenarında ya da balkonda oturmanız cildinizin güneş ışınlarına doğrudan maruz kalmasına sebep olacağından, iç mekanda olsanız da güneş kreminizi kullanmanızda fayda var.

‘’Şurada bir kahve içeceğim alt tarafı, şimdi hiç uğraşamam güneş kremi falan’’ diyerek her gün 15-20 dakika (en iyi ihtimalle) kontrolsüz şekilde güneşe maruz kalmanız uzun vadede size lekeler, ince çizgiler, genişlemiş gözenekler ve incelmiş bir cilt olarak geri dönecektir. Ve maalesef burada çok uzun bir vadeden bahsetmiyoruz.

yaşlanma-karşıtı-bakım-5

* Güneş koruyucunuzun kaliteli olduğundan ve cildinize zarar verecek herhangi bir etken madde içermediğinden emin olun.

* Nemlendiricinizi ve fondöteninizi de güneş koruyucu faktörü olanlar arasından seçin.

Sonuç olarak yaz kış, gündüzleri nerede olursanız olun, saat kaç olursa olsun, D vitamini için güneşleneceğiniz 10 dakika dışında(o da mutlaka sabah erken ya da akşamüzeri) o güneş kremi ve gözlüğü sizin yaşlanma karşıtı mücadelenizde en samimi arkadaşlarınız olmalı!

-Suyu başköşenizden ayırmayın!

Cildimizin nemini kaybetmesi yaşlanma etkilerinin görülmesinde büyük rol oynar. İnce çizgilerin, kırışıklıkların, lekelerin ve sarkmaların oluşmasındaki bir diğer neden de budur.

*Günde en az 1.5, ortalama 2-2.5 litre su tüketmemiz gerektiği artık herkes tarafından biliniyor.

* Nemini kaybetmiş bir cilde sahip olanların sadece su içerek gergin ve pürüzsüz cildini geri kazanması pek mümkün değil tabi. Bu noktada yaşlanma karşıtı nemlendirici kremlerden destek almak gerekiyor.

Düzenli nemlendirici kullanımı herkes için önlem olarak gerekli olsa da, nemini kaybetmiş bir cilde sahip olanlar için artık olmazsa olmazlardandır.

-Antioksidan kapasitesi yüksek besinler tüketin!

‘’Abur cubur tüketmeyin, katkı maddesi içeren gıdalardan ya da yağlı yiyeceklerden, undan, şekerden, tuzdan uzak durun’’ uyarıları bir yana, sağlıklı beslendiğimizi düşünürken cildimizi yeterince besliyor muyuz? Hangi besinler yaşlanma karşıtı etki oluşturur?

Yaşlanma Karşıtı Bakım

*E vitamini, taşıdığı antioksidan özelliği sayesinde yaşlanma karşıtı bakımın vazgeçilmezlerindendir. Cilde kazandırdığı nemle özellikle göz çevresindeki kırışıklıklara iyi gelir. Buğday, pirinç, mısır, bit

kisel yağlar, fındık, yer fıstığı, badem, ay çekirdeği, ıspanak, brokoli, pazı ve avokado E vitamini barındıran başlıca gıdalardır.

*C vitamini cildimizi yaşlanma etkilerinden koruyacak antioksidanlardan bir diğeri. Sigara dumanı, radyasyon, hava kirliliği gibi etkenlerin sebep olduğu serbest radikallerin etkilerini azaltmada büyük önem taşır. Turunçgillerde, çilekte, domateste, ahudududa, yaban mersininde, karalahanada, maydanozda ve yeşil biberde bolca bulunur.

*Cildin nem kazanmasında ve bazı cilt enfeksiyonlarında etkili olan bir diğer antioksidan ise B3 vitaminidir. Sığır ve kuzu eti, tavuk, hindi, somon balığı, ton balığı, yumurta, kuşkonmaz bu vitaminin bulunduğu başlıca gıdalar arasında gelir.

*Aldığınız besinlerin cildinizde oluşmuş veya oluşmakta olan hasara yeterli gelmediği noktada yaşlanma karşıtı bakım kremleri (genellikle antioksidan içerirler) kullanmanızda fayda var.

Zira dış çevreden gelen UV, IR, sigara dumanı, egzoz, radyasyon gibi güçlü etkilerin karşısında cildimizin sağlığını ve genç görünümünü korumak dışardan destek almadan oldukça zor bir iş.

yaşlanma karşıtı bakım-4
Yaşlanma karşıtı bakımda sporun yeri
-Spor pürüzsüz cilt için mükemmel bir yöntem! Sporun yaşlanma karşıtı etkilerini keşfedin!

*Daha sıkı bir vücut için attığınız her adım, aynı zamanda sağlıklı bir cilde doğru attığınız adım. Terleme yoluyla toksinlerin dışarı atılması cildinizin yenilenmesini sağlıyor.

* Kan dolaşımının artmasıyla cildinize daha fazla oksijen, hormon ve besleyici gönderilmiş oluyor. Bu da cildinizin harika bir ışıltı kazanmasını sağlıyor.

* Geç yaşlarda başlanan spor dahi, o zamana kadar ciltte oluşmuş hasarın giderilmesine etki edebilmekte. Yani yaşlanma etkilerini tersine çevirmek elinizde.

Tüm bunların yanında, sigara ve alkolden uzak durmak, kirli havadan mümkün olduğunca kaçınmak, yaşlanma karşıtı bakımda dikkat edilmesi gerekenlerden.

Diğer yazılarımızdan ilginizi çekebilecek bazıları;

El Bakımında Yaşlanma Etkilerine Karşı Çözümler

Botoks Hakkında Bilmeniz Gereken 8 Şey

Göz Çevresi Bakımı Nasıl Olmalı?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir